Abdülhamit ve demiryolları | DEMOKRAT MERSİN | Mersin'in Demokrat Gazetesi

 
 
 
22:57  ÇGC HEYETI, TBMM DÖNÜŞÜ KAZA YAPTı  16:06  MTSO, SANAYICI IÇIN PLANLAMA ISTIYOR  10:36  BAŞKAN YILMAZ, İLÇE ESNAFIYLA BULUŞTU  16:07  BAŞKAN ÖZYIĞIT, “YURT VE EĞITIM DESTEĞIYLE ÖĞRENCILERIMIZIN YANıNDAYıZ”  15:54  KOMUTAN VE ÖĞRENCILER BAŞKAN SEÇER’I ZIYARET ETTI  10:05  ŞU ELİMDEKİ KINA MESELESİNİ ANLATAYIM…  21:23  “ŞEHIDIN VASIYETI YERINE GETIRILDI”  21:06  MERSIN SıNAVDA  15:09  PLANLı BIR MERSIN, PLANLı BIR EKONOMI HEDEFIMIZDIR  14:31  AKDENİZ’DEN MAHALLE MUHTARLARI VE ÜNİVERSİTE KAZANAN ÖĞRENCİLERE BÜYÜK DESTEK  10:51  MERSIN’LI HACER DURGUN SCP GENEL SEKRETERI OLDU  13:31  BAŞKAN GÜLTAK, YAŞ ALMıŞ VATANDAŞLARLA BIR ARAYA GELDI  13:25  MGC’DE GAZETECILERE ILK YARDıM EĞITIMI VERILDI  22:33  DÜNYANIN EN GÜZEL 13. KOYUNA KATLİAM İZNİ ÇIKTI  13:25  TÜRKEVİ  19:21  4. YENIŞEHIR BILIM ŞENLIĞI IÇIN GERI SAYıM BAŞLADı  19:20  VAHAP SEÇER’E NİÇİN SALDIRIYORLAR?  12:29  SARDALYA HEYKELİ KARADUVAR’IN SİMGESİ OLDU  10:02  SEÇER: “ZABıTA DAIRESI YENI YERINE TAŞıNACAK”  09:58  AKDENIZ ZABıTASı, RUHSATSıZ DIŞ KLINIĞINI MÜHÜRLEDI 

 

Abdülhamit ve demiryolları

Abdülhamit ve demiryolları

Ulaşımın kolaylaşması sonucu otoritesinin ülkenin tamamına yayılması hedefi, Abdülhamit’in, otorite karşılığında İmparatorluk topraklarını sömürüye açması sonucunu getirdi.

Abdülhamit, Berlin-Bağdat demiryolunun imtiyazını Almanlara vermişti.

Osmanlı’nın son döneminde demiryolları girişimlerinin modernleşmeyle değil, yarı sömürgeleşmeyle ilgisi var ve Abdülhamit bunun en önemli sorumlularından biri.

Zülfü Livaneli’nin “Kaplanın Sırtında” romanıyla birlikte Abdülhamit, şu ana kadar belli çevrelerde tartışılıyor. Bu tartışmaya, Aydınlık’ta 3 Ağustos tarihinde yayımlanan yazımla ben de katıldım. Yayımlanan yazımda, Oksijen gazetesinin 29 Temmuz tarihli sayısında yer verdiği “Hangi Abdülhamit” başlıklı bir soruşturmaya gönderme yapmıştım. Gazetenin soruşturmasında Profesör Onur Bilge Kula, Abdülhamit’in “modernizm atılımları”nın arasında “ülkeyi demiryollarıyla bağlama uğraşını” da sayıyor.

Cumhuriyet, on yılda ülkeyi demir ağlarla ördüğünü bir başarı olarak duyurmuştu. Cumhuriyet'in demir yolları girişimi, kendi olanaklarımızla yaptığımız ve her türlü yabancı imtiyazı devre dışı bıraktığımız büyük bir başarıydı. Fakat Osmanlı’nın son döneminde yoğunlaşan demiryolları girişimlerini böyle değerlendiremiyoruz.

Abdülhamit’in ülkeyi demiryollarıyla bağlama uğraşı, yalnız Kula tarafından değil, birçok kesim tarafından olumlu değerlendiriliyor. Benim itirazım bu değerlendirmeye.

 Quin Hanedanı’nın izniyle inşa ettiği Mançurya demiryolunda çalışan mühendisleri korumak için asker gönderen Rusya İmparatorluğu, Mançurya işgaline bu yöntemle zemin yaratmıştı.

SÖMÜRÜNÜN KÖPRÜBAŞLARI

Avrupa finans kapitali, üç yöntemi uygulayarak kapitalistleşmemiş dünyanın sömürüsü için köprübaşları kurdu. Bu üç yöntem borçlandırma, bankacılık ve demiryollarıydı. Demiryollarının tarihi, emperyalizmin bölgemizdeki gelişimini izlemek bakımından yabana atılamayacak bir araştırma alanı.

 

Demiryolu yapımı, Osmanlı İmparatorluğu gibi daha çok tarımsal ekonomik modele dayalı, kapitalist olmayan ülkelerin parasının sermaye hâline gelerek Batı işçi sınıfı için tüketim fonuna dönüşmesini sağladı. İmparatorluk topraklarının transit ticarete uygun hâle gelmesi, 1856 Paris Kongresi’nden sonra yenilenen ticaret anlaşmaları sonucuydu. Batı ülkelerinin teşviki ve bizzat üstlenmeleri sonucu demiryolu inşaatlarının yoğunlaşması bu tarihe rastlıyor. Osmanlı ilk demiryolu imtiyazını 1855’te İngilizlere vermişti.

Haydar Kazgan, Batı’nın demiryolu girişiminin önemli bir sebebini şöyle vurguluyor:

“Bilindiği üzere, hızla gelişen demir yolu yapımcılığı, bununla ilgili sanayilerin de hızla gelişmesine sebep olmuştu. Ancak, demiryolu malzemesi ve inşaatı araçları ile lokomotif ve vagon imalatı sanayi düzeyine çıkınca, maliyetleri düşürmek için çok sayıda imalat gerekiyordu. Fakat iş bununla da bitmiyor, hızla gelişen demir yolu işletmeciliği ve teknolojisi gerekiyordu. Bu sebeple demiryolları şirketlerinin en önemli problemi, teknolojik yenilemeye açık olabilmek için, eldeki iktisadi yönden hurda olmuş araç ve gereçlere müşteri bulmaktı. İşte, demiryolculuğun Avrupa’dan Hindistan’a ve Güney Amerika’ya, Afrika ve Osmanlı ülkelerine doğru hızla yayılmasının sebebi bu idi…”

Osmanlı’da demir yollarının hızla yayılmasının bir sebebi Kazgan’ın saptamalarıyla anlaşılıyor. Bu yaygınlığın bir diğer sebebi ise siyasi paylaşımdı. Demiryolu yapımı Batı’nın ekonomik tekel ve siyasal boyunduruk politikalarına hizmet etti. Örneğin Çin’de, Quin Hanedanı’nın izniyle inşa ettiği Mançurya demiryolunda çalışan mühendisleri korumak için asker gönderen Rusya İmparatorluğu, Mançurya işgaline bu yöntemle zemin yaratmıştı.

EZİLEN ULUSLARA ZORLA DAYATILDI

Demiryolu yapımı sermayeyi ezilen uluslara zor yoluyla dayatmıştır. 1850-1880 sonu arasında İngiliz sermayesi, daha sonra Alman sermayesi Asya’ya demiryolu aracılığıyla aktı. Kapitalist ülke içi artı değere talebin azalması, sermayeye dönüştürülemeyen bir artı değer yaratmıştı. Bu artı değer demiryolu aracılığıyla sermayeyi realize etti. Bu açıdan demir yolu tipik bir sermaye yatırımıydı. Ve elbette sermaye yatırımı siyasal imtiyazlarla bağıntılıydı. İngiltere ve Almanya’nın demiryolu yapımıyla birlikte söz konusu ülkeye ihracatının artması da bu duruma kayda değer bir örnektir.

Batı’nın Osmanlı topraklarını kapitalist sömürüye açık hâle getiren demir yolu projeleri Abdülhamit döneminde yoğunlaştı. Abdülhamit, Berlin-Bağdat demiryolunun imtiyazını Almanlara vermişti. Aynı tarihlerde başka birçok emperyalist projeye de destek verilmişti.

Bağdat Demiryolu Şirketi, 3 Mart 1903’te çıkan bir kanunla kuruldu ve verilen imtiyazlar sonucunda “devlet içinde devlet” haklarına kavuşturuldu.

Tevfik Çavdar imtiyazları altı maddede özetliyor: “Şirketin demiryolu inşaatı ve işletmesinde kullanacağı hazine toprakları bedava olarak verilecek; devletin arazisinden çıkarılacak kum gibi maddeler için kira vb. ödenmeyecek; demiryolunun ihtiyaç duyacağı ağaç ürünleri devlet ormanlarından bedava sağlanacak; demiryolunun iki tarafında yirmişer kilometrelik arazi içerisindeki bütün madenlerin işletme hakkı şirkete bırakılacak; şirket demiryolu boyunca arkeolojik kazılar yapabilecek ve bulduklarına tasarruf edebilecek; imtiyazın süresi boyunca şirket, demiryolunun geçtiği topraklardan sağlayacağı gelirlerden dolayı vergi, pul vb. resimlerden muaf tutulacak.”

Bu imtiyazlar, sadece Osmanlı ülkesini değil, bütün kapitalistleşmemiş ülkeleri sömürüye açan kanallar olarak elde edilmiştir. Osmanlı sadece örneklerden bir tanesi.

CAVİD BEY'DEN İKİ ÖNEMLİ TESPİT

Örneğin 1908 Devrimi’nin maliye bakanlarından Cavid Bey, “Bağdat demiryolunun Türkiye’nin siyasî hayatını zehirlediğini” vurgulamıştır. Yine Cavid Bey’in, “Bu hattın imtiyazı yabancı sermayedarlara verilmemiş olsaydı, devrim hükümeti karşılaştığı siyasî ve ekonomik sorunları daha kolaylıkla çözebilirdi.” tespiti çarpıcıdır.

Özetle Abdülhamid’in ülkeyi demiryollarıyla bağlama uğraşının böylece yönü ortaya çıkıyor: Ulaşımın kolaylaşması sonucu otoritesinin ülkenin tamamına yayılması hedefi, Abdülhamit’in, otorite karşılığında İmparatorluk topraklarını sömürüye açması sonucunu getirdi. Pan-İslamist politikasına dayanak sağlamak da bu hedeflerden biriydi.

Osmanlı’nın son döneminde demiryolları girişimlerinin modernleşmeyle değil, yarı sömürgeleşmeyle ilgisi var ve Abdülhamit bunun en önemli sorumlularından biri.



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

    YORUM BULUNMUYOR!


 
  HIZLI ARA
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
..

Mersin Haberleri, Mersin Son Dakika, Mersin Haber, Haberler, Son Dakika, Mersin, Mersin Siyaset



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
demokratmersin.com © Copyright 2007-2022 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA