| DEMOKRAT MERSİN | Mersin'in Demokrat Gazetesi

 
 
14:00  EĞITIMCI, ÖRGÜTÇÜ BIR YAZAR: FAKIR BAYKURT  13:34  15 YıL GEÇTI…  13:34  SON NIKAHı KıZıNA KıYDı EMEKLI OLDU  13:32  BAŞKAN GÜLTAK’TAN, MUHTARLARA ’19 EKIM’ SÜRPRIZI  11:55  LIBYA ILE HUKUKUMUZ  11:54  ANADIL, BAĞıMSıZLıK VE DIL KIRLENMESI  11:54  AKDENIZ’IN 2021 YıLı MALI BÜTÇESI MECLISIN OYBIRLIĞI ILE KABUL EDILDI  11:32  CHP’Lİ GÖKÇEL: ÇİFTÇİNİN AKP’DEN 176 MİLYAR LİRA ALACAĞI VAR  11:48  BAŞKAN GÜLTAK, 1 GÜNDE 7 KıSAL MAHALLEYI GEZDI  11:27  MERYAP’TAN BAŞKAN SEÇER’E ZİYARET  10:55  TOROSLAR BELEDIYESI’NDE ’SıFıR ATıK’ ATAĞı  12:23  SON HATAY ORMAN YANGINI, HANGİ CANAVARIN ESERİDİR? NİÇİN?  12:14  AŞIK UMMANİ   12:13  GÜLTAK; KARADUVAR SAHİL DÜZENLEME ÇALIŞMALARINI YERİNDE İNCELEDİ  13:16  TALAT DINÇER : “MERSIN’E ACILEN SANAYI YERLEŞKESI KURULMALı”  13:02  ARSLAN: KARABAĞ ÖZGÜRLEŞIRKEN ‘PUTIN KURGULAMASı’ ATEŞKES  12:54  BAŞKAN SARI’DAN SÜRÜCÜLERE UYARI  11:15  VATANıN GELECEĞINI TEHDIT EDEN KARAKTERLER  12:12  KUM ZAMBAKLARI AKDENİZ BELEDİYESİ’NİN KORUMASI ALTINDA  11:39  “BESİCİLER İFLASIN EŞİĞİNE GELDİ” 
Harf Devrimi öz öykümüzü anlatmak için yapılmıştır

MUSTAFA MERSİNOĞLU / BRİGHTON-İNGİLTERE

“Harf” okuryazarlığın temel unsurudur. Alfabeler dillerdeki seslere karşılık gelen harfler dizisidir. Diller yazılış olarak ikiye ayrılır sesçil diller ve resimsel diller. Sesçil yazılan dillere 1 Kasım 1928 tarihinde kabul edilen Yeni Türkçe Harfleriyle yazılan Türkçemiz gibi diller örnektir. Resimsel dillere Çince ve Japonca örnek verilebilir. Yeni Türkçe harfleri devamlı “Latin harf devrimi” diye söylenerek kafalar karıştırılıyor. Sanki bunun bir Latinleşme, Batılılaşma, Arap ve İslâm kültüründen uzaklaşma ya da sırt dönme gibi gösteriliyor. Bilerek ve bilmeyerek bunu daha sonra ele alacağız.

Aslında yeni Türk Alfabesi, Türkçeye uygun Latin harflerinden Türkçenin ses düzenine uyarlamış (Ç, Ş, Ğ, I, İ, Ö, Ü) ve geliştirilmiş 29 harfli bir okuryazarlığı kolaylaştıracak bir alfabedir. Bu alfabe Türkçe ses düzenini yüksek derecede doğru ve özgül karşılar.

Ayrıca Latin harfleri Avrupa ülkelerinin tekelinde de değildir ve oradan çıkmamıştır. Bu harflerin genellikle Etrüksler’den çıktığı kabul ediliyor. Bunlarında Fenikelilerin alfabeleri ile ilişkisi biliniyor. Onlar da Mısır resim yazılarından alınmıştır. Sonuç olarak Latin alfabesinin 26 harfinden 21’i Etrüksler’den geliyor. Etrüksler, Anadolu’nun ve Akdeniz’in insanları olarak bize yakın bir halk.

Her şeye Yunanlıların ve Avrupalıların sahip çıktığını biliyoruz. Kaynak Yayınları’ndan çıkan Martin Bernal’in “Kara Atena” kitabı bu Avrupa merkezci tarih tezinin ve eski Yunanistan uydurmacasının nasıl imal edildiğini ortaya koyuyor.”(1) Cevat Şakir Kabaağaçlı da asıl bilgeliğin Yunan medeniyetinde değil, Anadolu halkları uygarlığında olduğunu kaynakları ile yazmıştır.

HARF DEVRİMİ
Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti yönetimi dil ve harf devrimini niye gerçekleştirmiştir? Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının büyük çoğunluğunun anadilinde bir an önce okuryazar olmaları için. Okuryazarlığı ve eğitimi bir ülkenin bağımsız olmasının ve kalkınmasının olmazsa olmaz şartı görmelerinden dolayıdır.

Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, “Türkler, tarih sahnesine çıktıkları ilk devirlerden başlayarak günümüze kadar süregelen siyasi ve sosyal varlıklarında çeşitli alfabeler kullanmış bir kavimdir. Devlet kurdukları coğrafyaya, bu coğrafyada hâkim olan siyasi, sosyal ve kültürel şartlar ile bağlı bulundukları din ve medeniyet alanlarının gereklerine uyarak Rum, Uygur, Mani, Brahma, Süryani, Arap, Ermeni, İbrani, Got, İslav, Latin alfabesi gibi çeşitli alfabeleri kabullenmişler; bu alfabeler ile kültür tarihimize binlerce eser bırakmışlardır. Ancak, bunlar içinde yaygınlık ve süreklilik bakımından en önemlileri Orhun, Uygur, Arap, Latin ve Kiril alfabeleridir. Diğerleri devamlı olamamışlar; belirli zümreler tarafından belirli sınırlar içinde kullanılan alfabeler olarak kalmışlardır. (…)

X. yüzyılda İslâmiyet’in Türkler arasında toplu olarak kabulünden ve Türklerin İslam medeniyeti alanına girişinden sonra, Arap alfabesi bütün Türk devletlerinde hızla yayılarak, XIII. yüzyıldan sonraki yeni Türk yazı dillerinin ortak alfabesi olmuştur.”

‘Türk Kavimlerinde Arap Alfabesinden Latin Alfabesine Geçiş’ altında Latin alfabesinin XIV. yüzyıldan itibaren Türkler yer yer kullanmaya başlamışlardır. Hatta bu devirlerde Gotik ve Latin harfleri ile Yunus Emre’ye ait şiirlerin varlığı bilinmektedir. Yakutlar kitle halinde Latin harflerini ilk kabul edenlerdir. Sovyet Rusya’daki öteki Türk kavimleri arasında Arap alfabesi mi yoksa Latin alfabesi mi konusu, 1920-1929 arasında çok üzerinde durulan bir konuydu.’(2)

HARF SORUNU
Niyazi Berkes, “Türkiye’de Çağdaşlaşma” adlı eserinde “Dil, Yazı ve Basım: Şinasi ve Münif” başlığı altında dilimizi incelerken, Osmanlıcanın hem aydınlar hem halk arasında sorun yarattığını belirtir. “Şinasi gazeteyi halkın anlayacağı dili kullanarak bir araç olarak ilk gören kişidir” ve bir de “Halk sözlerinin edebi değeri olduğunu göstermek istemiştir” der. Berkes, dilde “İkinci sorun harf sorunudur” der ve 1862’de Münif Efendi, “Arap yazısının okuryazarlığın gelişmesini köstekleyen ve cahilliğin yaygın oluşuna yol açan bir araç olduğunu fikrini ilk kez ortaya atmıştır. Maarifi genişletmek için bir yazı reformu gerekli idi” dediğini aktarır.(3)

Bernard Lewis, “Modern Türkiye’nin Doğuşu” adlı kitabında bu konuyu ‘Yazı ve Dil’ altında oldukça kapsamlı incelemiştir. 1869 yılında Londra’da Genç Türkler tarafından yayınlanan Hürriyet gazetesindeki eğitim üzerine bir makale büyük bir tartışma başlatır. İstanbul’un İran Büyükelçisi Malkom Han bile bu tartışmaya katılır ve sorunu Arap alfabesinin yetersizliğinde görüyordu. Namık Kemal yazdığı cevapta nedenin bilgisizlik olduğunu kabul eder. Ancak bütün kabahatin alfabenin yetersizliğinde olduğunu kabul etmez ve yazıyı değiştirmenin pratik güçlerinin yenilmez olacağını söyler. Daha başka yorumlar ve önermeler de yapar. Bunun arasında Arap harflerinin reformu da vardır. Lewis daha sonra: 

“Arap yazısında reform sorunu, özellikle matbaa yazısıyla ilişkili olarak, zaman zaman ortaya atılmaya devam etti. Birinci Dünya Savaşı sırasında, meselenin diğer bir yanı -karışıklık ve hataya o kadar maruz bir anlatım aracında, askeri haberleşme güçlükleri- ortaya çıktı. Harbiye Nazırı Enver Paşa, el yazılı mesaj göndermede Türk subayları tarafından kullanılmak üzere, değiştirilmiş bir Arap yazısı icat edecek kadar ileri gitti. (...) Yazıyı Latinleştirme fikri, Kemalist devletin tarihinde pek erken ortaya çıktı. 1923 İzmir İktisat Kongresinde, Latin alfabesinin kabulü teklifi ortaya atılıp tartışıldı. 2 Mart 1923 günü verilen kararla reddedildi.”(4)

Kaynaklar:
(1) Gözen Esmer, Bizim Hikâyemiz ve Batı. Aydınlık, 18 Ağustos 2020.

(2) Dil ve Alfabe Üzerine Görüşler Türk Dili ve Arap Alfabesi. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yayınları, Ankara, 1991.

(3) Niyazi Berkes, Türkiye’de Çağdaşlaşma, Doğu-Batı Yayınları, Mart 1978.

(4) Bernard Lewis, Modern Türkiye’nin Doğuşu, 2. Baskı, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara, 1984.

- DEVAM EDECEK -


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

    Bu Habere Hen?z Yorum Yap?lmam??..!
 
  HIZLI ARA
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
..

Mersin Haberleri, Mersin Son Dakika, Mersin Haber, Haberler, Son Dakika, Mersin, Mersin Siyaset



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
demokratmersin.com © Copyright 2007-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA