| DEMOKRAT MERSİN | Mersin'in Demokrat Gazetesi

 
 
14:00  EĞITIMCI, ÖRGÜTÇÜ BIR YAZAR: FAKIR BAYKURT  13:34  15 YıL GEÇTI…  13:34  SON NIKAHı KıZıNA KıYDı EMEKLI OLDU  13:32  BAŞKAN GÜLTAK’TAN, MUHTARLARA ’19 EKIM’ SÜRPRIZI  11:55  LIBYA ILE HUKUKUMUZ  11:54  ANADIL, BAĞıMSıZLıK VE DIL KIRLENMESI  11:54  AKDENIZ’IN 2021 YıLı MALI BÜTÇESI MECLISIN OYBIRLIĞI ILE KABUL EDILDI  11:32  CHP’Lİ GÖKÇEL: ÇİFTÇİNİN AKP’DEN 176 MİLYAR LİRA ALACAĞI VAR  11:48  BAŞKAN GÜLTAK, 1 GÜNDE 7 KıSAL MAHALLEYI GEZDI  11:27  MERYAP’TAN BAŞKAN SEÇER’E ZİYARET  10:55  TOROSLAR BELEDIYESI’NDE ’SıFıR ATıK’ ATAĞı  12:23  SON HATAY ORMAN YANGINI, HANGİ CANAVARIN ESERİDİR? NİÇİN?  12:14  AŞIK UMMANİ   12:13  GÜLTAK; KARADUVAR SAHİL DÜZENLEME ÇALIŞMALARINI YERİNDE İNCELEDİ  13:16  TALAT DINÇER : “MERSIN’E ACILEN SANAYI YERLEŞKESI KURULMALı”  13:02  ARSLAN: KARABAĞ ÖZGÜRLEŞIRKEN ‘PUTIN KURGULAMASı’ ATEŞKES  12:54  BAŞKAN SARI’DAN SÜRÜCÜLERE UYARI  11:15  VATANıN GELECEĞINI TEHDIT EDEN KARAKTERLER  12:12  KUM ZAMBAKLARI AKDENİZ BELEDİYESİ’NİN KORUMASI ALTINDA  11:39  “BESİCİLER İFLASIN EŞİĞİNE GELDİ” 
Salgının kirlettiği Türkçe

ADİL HACIÖMEROĞLU

Korona ile bazı yabancı kökenli sözcükler çok kullanılır oldu. Yabancı kökenli bir sözcüğün Türkçesi varsa yabancısını kullanmak niye? Bir sözcüğün Türkçesini kullanarak hem dilimizi yabancıların etkisinden kurtarırız, hem de kullandığımız sözcüklerin anlamlarını daha iyi kavrarız. Ayrıca Türkçenin ezgisel güzelliğinden yararlanırız.

“Ara (mesafe-Arapça), dokunuş/değinti (temas-Arapça), doruğa çıkmak(pik yapmak-İngilizce), ilgi (alaka-Arapça), olay (vaka-Arapça), olumlu (pozitif-Fransızca), olumsuz (negatif-Fransızca), salgın (pandemi-Yunanca), sorun (problem-Fransızca), yalıtım (izolasyon-Fransızca)…”

Bunlar son günlerde sıkça kullanılan sözcükler. Ancak Türkçe olanlarını değil de ayraç içinde yazdığım yabancı kökenli olanlarını kullanmak niye? Böyle günlerde insanların gözü, kulağı uzmanlarda olur. Küçücük çocuklar bile uzmanlara kulak vermekteler. Başta çocuklar olmak üzere halkımızın konuştuğu Türkçeye özen göstermek hangi görevde, meslekte olursa olsun herkesin görevi. Çocuklarımızın anne sütü saflığındaki kulaklarını yabancı sözcüklerle kirletmenin ne anlamı var?

YANLIŞ YAZIM YANLIŞ OKUMA
Birtakım dostlarımız, Türkçenin yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarılarak özleşmesini neden bu kadar çok isteyip savunduğumuzu sormaktalar. Anlatalım.

Öğretmenlik yaşamımda hem öğrencilerimde hem velilerimde hem de arkadaşlarımızda yazı ya da konuşma dilindeki yanlış okunup yazılan sözcüklerin yüzde yüze yakınının yabancı kökenli sözcükler olduğunu saptadım. Örnekleyelim: “İmtihan, inkılap, muvaffakiyet” sözcükleri Türkçe değil. Bu sözcükleri, birçok kişi yanlış söyler. Yanlış yazanların oranı ise daha da çok. “İmtihan” sözcüğünü, çoğu kişi “imtaan, imtiyan. imtian, imtahan, imtean…” biçiminde yazmakta. Diğerlerinde de durum üç aşağı beş yukarı aynıdır. Burada özellikle “inkılap (devrim)” sözcüğünün “inkilap (köpekleşmek)” biçiminde söylendiğini belirtelim. Oysa bu sözcüklerin Türkçesi olan “sınav, devrim, başarı”yı kimse yanlış da söylemez, yanlış da yazmaz. Demek ki öğrencilerimizin yazım yanlışı yapmasını önlemek için öncelikle Türkçe sözcükleri kullanmalarında yarar var.

ANLAM YANLIŞLIKLARI
Türkçeleşmenin zorunluluğunu gerektiren ikinci nedene gelelim… Burada “sorun (problem)” sözcüğünü ele alalım. “Problem” sözcüğü, Fransızcadır. Bu sözcüğü, söylediğimizde yapısal olarak dilimizdeki başka bir sözcükle çağrışım yapmakta mıdır? Bence hayır!

“Sorun” dediğimizde yapısal olarak “sor-“ kökünden geldiğini anlar ve kök anlamını bildiğimizden sözcüğün anlamı da kafamızda canlanır. Yalnızca bu kadarla kalmaz, aynı kökten gelen onlarca sözcük de usumuzdan bir anda geçiverir; hem yazılışları hem de anlamları: “Sor-, soru, sorum, sorumluluk, sorunsal, sorgu, sorgucu, sorumlu, soruştur-, sorunlu, sorgulanış…” Bu sözcüklerin hiçbirinin anlamını, hiçbir yurttaşımızın sözlüğe bakmasına gerek yok. Çünkü her sözcük, kökteki anlamla bir biçimde ilişkilidir. Bu demektir ki Türkçe sözcükleri kullandığımızda anlamca yanlışlık yapmayız. Ancak yabancı kökenli sözcükleri kullandığımızda çoğu kez bu sözcüklerin anlamlarını sözlükten bakmamız gerekir.

DİLE ÖZEN
Bunun içindir Türkçe ısrarımız. Bundandır yabancı kökenli sözcüklere karşı olmamız. Ayrıca Atatürk’ün “Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” (Atatürk’ün Bütün Eserleri, c.24, Kaynak Yayınları 2015, s.262.) sözünü de hep usumuzda tutmaktayız. Salgınla bedenlere virüs bulaşırken, dilimize de yabancı kökenli sözcükler bulaşmakta. Böylece dilimiz kirlenip bozulmakta. Salgından bir biçimde kurtulacağız. Ancak dilimizdeki kirlenmeyi nasıl önleyeceğiz? Bu konuda özellikle bilim adamlarına, basın yayın çalışanlarına büyük görev düşmekte. Anadilimiz güzel Türkçemizde karşılığı olan sözcüklerin yerine yabanlarını kullanmayın. Güzel Türkçemizi yabancı sözcüklerle kirletmeyin. Unutulmasın ki dil olmasa ulus da olmaz. Ulusumuzun varlığı Türkçemizin varlığına bağlı.


Yorum Ekle comment Yorumlar (1)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

    Bu Habere Hen?z Yorum Yap?lmam??..!
 
  HIZLI ARA
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
..

Mersin Haberleri, Mersin Son Dakika, Mersin Haber, Haberler, Son Dakika, Mersin, Mersin Siyaset



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
demokratmersin.com © Copyright 2007-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA