15:26  ARAPÇA TABELALAR TÜRKÇELEŞIYOR   15:11  ÇIN, ÇOCUKLARA ÜCRETSIZ AKıLLı SAAT DAĞıTMAYA BAŞLADı  15:20  BAŞKAN SEÇER: SORUNLARI TEK TEK ÇÖZECEĞİZ  14:55  CHP’LI GÖKÇEL: KONTEYNER LIMANı KAÇıRıLAMAZ   14:52  BU DURAKTA DURAN AYRıLAMıYOR  15:14  BAŞKAN SEÇER IKINCI YURTDıŞı ZIYARETINI ÇIN’E YAPACAK   15:11  YENIŞEHIR SOKAKLARıNDA ÜÇLÜ TEMIZLIK   15:07  MERSİN’İN MARKA DEĞERİ..!  15:03  İMAR VE RUHSAT MÜDÜRLERI MEZITLI’DE TOPLANDı  12:59  PERINÇEK: FETÖ’NÜN SIYASI AYAĞı ALI BABACAN’DıR  17:02  PARKOMETRE ÇÖZÜM DEĞİLDİR  13:46  ÜRETICI KADıNLAR ŞANLıURFA’Yı GEZDI  13:22  BAKAN’DAN GÖKÇEL’E İTİRAF GİBİ CEVAP:   10:20  İŞSIZLIK RAKAMLARı AÇıKLANDı  10:08  YENIŞEHIR SEMT POLIKLINIĞI HASTA KABULÜNE BAŞLADı   22:15  MEZİTLİ BELEDİYESİ, ÇEVRE BAKANLIĞININ DAVALTEPE 100. YIL PLAJI PLANINA İTİRAZ ETTİ   22:15  HDP İLE MİLLİYETÇİ YA DA ATATÜRKÇÜ BİR İTTİFAK YA DA HÜKÜMET MÜMKÜN MÜDÜR?  16:46  MEZITLI’DE ÜRETICI KADıNLAR KOOPERATIFLEŞIYOR  15:19  MERSIN’DE DENIZ KIRLILIĞINE GEÇIT YOK   15:18  UZMANLAR YENIŞEHIR IÇIN NELER ÖNERDI?  

Nasrettin Hoca’nın yapay zekâya katkısı

Eğer bilim halka doğru yönelmek istiyorsa, halkın dilini kullanmalıdır. Halk tarafından benimsenmek istiyorsa, onun kavramlarına, onun anlayışına, sevgisine hitap edebilmelidir. Bu düşüncede bazı açıklar olduğunu biliyorum. Bilimin bir uluslararası kendine has dilinin bulunması gerektiği bir gerçek.

 
MEHMET ÖZYAĞCILAR/ KİMYA YÜK.MÜH

Aydınlık gazetemiz, 2018 yılında (Ağustos-Ekim ayları) 2. sayfada Yapay Zekâ konusunda uzmanların ve düşünenlerin bilgilerini, görüşlerini yansıtan bir dizi yazı yayımladı. Bilimsel, toplumsal, kültürel ve ekonomik yönleriyle bu gelişmeyi ele alan yazılar, bir anlamda yalnızca ufukta görüneni değil, aynı zamanda ufkun ötesinde olabilecekleri de irdeliyordu.

Hemen aynı günlerde gazetemizin 3. (karşı) sayfasında Emine Akfırat tarafından derlenen Nasrettin Hoca fıkraları yayınlanmaya başladı. “Köşe yazısı” deyimi ortaya çıkmadan önce gazetelerde bu tür yazıların “makale” ve “fıkra” olarak adlandırıldığını düşünerek, Nasrettin Hoca’ya ayrılan alanı da, yüzyıllara dayanan toplumsal, kültürel birikimi bugüne yansıtan “köşe yazıları” tanımı içine koyabiliriz.

Yapay Zekâya (YZ) ilişkin irdelemelere yeniden buluşuncaya kadar, şimdilik ara verilmiş görünüyordu, ama Seyyit Nezir (01.04.2019 Üvercinka- Aydınlık) “Yongacı Bill’in 1 Nisan şakası” başlıklı yazısıyla YZ’yi “izlemekte ve irdelemekte” olduğunu belirtti. Emine Akfırat tarafından hazırlanan Nasrettin Hoca köşesi ise başladığı günden bu güne devam ediyor.

Geleceğimiz için öngörüleri anlatan “Yapay Zekâ” yazıları ile, uzak bir geçmişten gelen Nasrettin Hoca birikiminin gazetemiz sayfalarında aynı anda karşı karşıya gelmesi bir rastlantı mı idi, yoksa planlı bir sunum muydu, bilmiyorum. Ama çok yerinde olduğunu düşünüyorum.

Bu bileşim yaklaşık 50 yıl önce de TÜBİTAK tarafından yayınlanan Bilim ve Teknik dergisinde de yaşanmıştı. Aylık derginin her sayısının bir sayfasında, o yıllarda ODTÜ felsefe/matematik öğretim üyesi Prof. Teo Grünberg, Nasrettin Hoca fıkralarıyla o yıllarda gündemde olan Sibernetik bilimini anlatıyordu. (Attila İlhan’ı anarak, meraklısı için not: www.tubitakdergileri.com.tr adresinden erişilebilir.)

Yine aynı yıllarda Dr. Herman Amato’nun yazdığı Ferruh Doğan’ın çizgileri ile renklendirdiği “Nasrettin Hoca ve Sibernetik” şimdi açık e-kitap olarak internette dolaşıyor.

Bu buluşmanın anlamını daha iyi anlatabilmek için önce kısaca sibernetiği tanıtalım:

SİBERNETİK NEDİR?

Sibernetik veya Güdümbilim (Vikipedi’de); “Canlı veya cansız tüm karmaşık sistemlerin denetlenmesi ve yönetilmesini inceleyen bilim dalı” olarak tanımlanmış. 1960’larda bilgisayarlar henüz devlet kurumları ve bazı üniversitelerde kapalı odalar içinde az sayıda uzman tarafından çalıştırılarak kullanılmakta iken, ileride yapılacak uygulamaların bilimsel altyapısının, analiz ve sentez için düşünce sisteminin oluşturulduğu bilim olarak ta tanımlayabiliriz. Zaman hızla geçip 21. yüzyılın ilk çeyreğini tamamlamaya doğru giderken, bugün sibernetiğin ulaştığı kullanım alanlarını ekli tabloda gösterdik. Bu uygulamalara bugün gelinen sonuç olarak Yapay Zekâ (YZ) diyebiliriz.

SİBERNETİK NERELERDE KULLANILIYOR

Sanayide süreçlerin (proses) ve makinaların otomatik kontrol (denetim) ve düzenlemesi (regülasyon); Hesaplama teorileri ve algoritmaları, istatistik makinaları, öğrenen makinalar haberleşme, bilişim.

Dr. Herman Amato hakkında Eczacıbaşı ilaç firmasında çalışmış olduğunu belirten bir kaynak dışında bilgiye ulaşamadım, ama Prof. Teo Grünberg’i ise Wikipedia’daki bilgilerle tanıtmaya çalışalım:

"Teo Grünberg Türk felsefecisidir ve yazardır. 1927 yılında İstanbul’da doğdu. 1964’te İstanbul Üniversitesi’nden felsefe doktora derecesi aldı, 1966’da ODTÜ Beşeri İlimler Bölümü’nde göreve başladı; 1967 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Dairesi Lise Modern Mantık Reform Komisyonu üyesi, 1967-1976 yıllarında lise felsefe öğretmenlerine hizmet içi modern mantık yaz kursları öğretim üyesi olarak görev yaptı ve 1979 yılında profesör oldu. 1982-1983’te ODTÜ Sosyoloji Bölümü'nün, 1983-1994’te ODTÜ Felsefe Bölümü’nün başkanlığını yürüten ve 1994’te emekli olan Teo Grünberg, 1998 yılında Türkiye Bilimler Akademisi Hizmet Ödülü’ne değer görüldü. Bir bölümü uluslararası dergilerde yayınlanmış otuzu aşkın makale ve bildirisi ile on beş kitabı bulunan Teo Grünberg, Türkiye Felsefe Kurumu, Türk Felsefe Derneği ve European Society for Analytic Philosophy üyesidir."

TÜRKÇE BİLİM OLUR MUYMUŞ?
 
Diyebiliriz ki, bugün dünyayı etkileyen en önemli güçlerden biri olan Yapay Zekânın temellerini, Prof. Teo Grünberg ve Dr. Herman Amato, 70’li yıllardan başlayarak Nasrettin Hoca’ya hem de Türkçe anlattırmış. Bilebilirler miydi ki, aradan daha on yıl geçmeden birileri çıkıp “Türkçe bilim falan olmaz, bilim ancak yabancı dilde öğretilir/öğrenilir” diye fetva verecekti. Bu akıma “o dediğiniz yabancı dil değil ancak ‘tarzanca’ olur” diyerek, neredeyse tek başına karşı çıkan Prof. Oktay Sinanoğlu’nu ise ne o zaman ne de hatta şimdilerde “çok az kişi duyup anlayacaktı. Saygı ve şükranla andığımız Oktay Sinanoğlu, bu mücadelesini yaşamı boyunca sürdürdü. Acaba Nasrettin Hoca’nın katkısı konusunda ne düşünmüştür? Bugünlerde sanatçı Kıraç’ın çıkışını da çok değerli buluyorum. (Anlamayana davul zurna da yetmez mi, demeli?). Grünberg ve Amato bu soruyu aşıp, Yapay Zekânın tam temeline yerleştirmişler, Nasrettin Hoca’yı ve tabii onun aracılığı ile Türkçeyi.

NASRETTİN HOCA BAŞKA NE YAPMIŞ?

Teo Grünberg’in bu girişiminden sonra TÜBİTAK Bilim Teknik dergisi, Nasrettin Hoca’nın öğretisine devam etmiş, örneğin “Nasrettin Hoca ve Psikoloji”, “Nasrettin Hoca ve Psikanaliz: Nasrettin Hoca Timur’un rüyasını yorumluyor” başlıklı makaleler yayınlamış. (Yine; www.tubitakdergileri.com.tr adresinden araştırabilir.)

Dr. Herman Amato ise kitabına şöyle başlamış:

“Abdülbaki Gölpınarlı’nın belirttiği gibi Nasrettin Hoca halktır. Bu memleketin insanları, zeki, çilekeş, cefakâr, yalanı yüzüne gözüne bulaştıran, dürüst güler yüzlü, umut dolu insanları. Eğer bilim halka doğru yönelmek istiyorsa, halkın dilini kullanmalıdır. Halk tarafından benimsenmek istiyorsa, onun kavramlarına, onun anlayışına, onun sevgisine hitap edebilmelidir. Bu düşüncede bazı açıklar olduğunu biliyorum. Bilimin bir uluslararası kendine has dilinin bulunması gerektiği bir gerçek... Bilimin bu ihtisaslaşma devrinde çeşitli ihtisas dallarında çalışan bilim adamlarının, bir tek kelime anlamadan, birbirlerinin yüzlerine baktığı diğer bir gerçek. Sibernetik’in bu açığı kapatmak için ortaya çıktığı müşterek bir dil yaratmak istediği de ayrı bir gerçek.”

Bu ikileme Nasrettin Hoca’nın yaklaşımı ile yanıt veriyor:

“Çelişik durumları çözmek için Nasrettin Hoca'nın olağanüstü bir kabiliyeti vardı: Hem kapının yanında durmalıydı -hırsız girmesin diye annesi öyle öğütlemişti- hem de uzakta bulunan annesine dayısının bu akşam misafirliğe geleceğini bildirmeliydi. İnsan bilindiği gibi aynı zamanda iki yerde bulunamaz. Her iki şartı gerçekleştirmek için bakın Nasrettin Hoca ne yaptı. Kapıyı söküp beraber taşıyarak annesine dayısının geleceğini bildirdi. Böylece kapının yanından ayrılmamış oldu.”

Grünberg ve Amato nun verdikleri örneklerle (meraklısının daha fazla araştırması gerekiyor(!)) Bugün kullanılan önemli kavramların Nasrettin Hoca’nın nasıl anlattığını gösteriyorlar. Örneğin:

Sibernetik bilimler arasında müşterek kavramlar ortaya atmak ve bilgi akımını hızlandırmak gayesi ile ortaya çıkmıştır. Burada en önemli nokta bilgi alışverişinde bir hız ortaya atmaktır. Böylece gerek sosyal bilimlerde, İktisat vs. gerekse psikoloji dâhil biyolojide, gerekse fizikte, birlikte kullanılan terimler ortaya atıldı. «Feed back» (geriye-bilgi-besleme) bunların başında gelir; bazı yazarlar Sibernetik için Feed back bilimi derler.

Nasrettin Hoca, Kadılığı sırasında baktığı davada her iki tarafın da haklı olduğunu söylemesi, olaylara çok yönlü bakabildiğini göstermekte (ve bakılması gerektiğini öğretmektedir.) Fizik’te tartışması uzun süre devam eden “ışık tanecik midir, dalga mıdır?” sorusunun yanıtı gibi. Eldeki problem, duruma göre iki varsayımdan biri ile çözülebiliyor.

NASRETTİN HOCA KİMDİR?

Biz Nasrettin Hoca’yı Anadolulu bilirdik, ama sonra öğendik ki komşu ülkelerin de Hoca’ları varmış. Bu durumu araştırmayı tarihçilere ve toplumbilimcilere bırakalım. Bizim Nasrettin Hoca’mız Anadolu’da yaşadığı ve Türkçe konuştuğu için, Türk dili ve düşünce sisteminin temellerinden sayılır. Çözemediğimiz bir sorunla karşılaşınca, olasıdır ki onun verdiği bir yanıt vardır.

Şimdi bize düşen görev, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Türkçe dil bayrağımdır” ve Oktay Sinanoğlu’nun “Türkçe giderse Türkiye gider” uyarılarını dinleyerek gecikmeden gereğini yapmaktır.


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!
 
  HIZLI ARA
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
..

Mersin Haberleri, Mersin Son Dakika, Mersin Haber, Haberler, Son Dakika, Mersin, Mersin Siyaset



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
demokratmersin.com © Copyright 2007-2019 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA