11:29  İBRAHIM YALÇıNER’IN FACEBOOK NOTLARı  11:26  İSRAF VE SAVURGANLıK…   12:21  AKDENIZ’DE METRUK BINALARıN YıKıMı SÜRÜYOR  12:15  SABRI TEKLI: İHRACAT RAKAMLARı YÜZÜMÜZÜ GÜLDÜRÜYOR  12:13  BAŞKAN TUNA: BU ŞEHIR BIZIM  12:11  ROTARY KULÜPLERINE ŞAMPIYONLUK SUNUMU  15:28  GİRİT ADASI’NIN DÖRTTE ÜÇÜ TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE AİTTİR !...  14:28  DÜNYACA ÜNLÜ KıRGıZ YAZAR AYTMATOV ANıLıYOR  14:26  RIZE EMNIYET MÜDÜRÜ ŞEHIT OLDU  11:53  ÜRETMEK ZORUNDAYıZ…  11:52  MAVI GEZEGEN HAYKıRıYOR!..  09:28  DINÇER: KDV VE ÖTV INDIRIMINDE SÜRE UZATıMıNA GIDILMELI  09:27  MYD RÜŞTÜ AYDıN’LA DEVAM DEDI  09:25  MEZİTLİ BAYRAMI  09:16  HIÇ AŞıK OLDULAR Mı?  12:36  FEYZİOĞLU: HACI BEKTAŞ VELİ UNUTULMAMALI, UNUTTURULMAMALI  12:06  SAĞLAMÇELIK, ILK SERGISINI MTSO SANAT GALERISI’NDE AÇTı   12:03  FıRAT’ıN DOĞUSU TÜRK-ARAP SAVAŞı’NA DÖNÜŞTÜRÜLÜRKEN   11:06  BAŞKAN TUNA: GAYEMIZ, MERSINIMIZI ILERIYE GÖTÜRMEKTIR   11:02  ŞİFRE ÇÖZÜLDÜ..! 
Lakap ve unvanların kaldırılmasıyla demokrasimiz pekişti

Dahiliye Vekili Şükrü Kaya, lakap ve unvanların kaldırılmasına ilişkin yasa tasarısının gerekçesinde, lakap ve unvanları Türk tarihinin genel bir değerlendirmesi içinde ele alır. ‘Türk tarihinin ilk çağlarında milletin fertleri arasında hiç bir fark’ olmadığını belirtir.

MUSTAFA SOLAK EĞİTİMCİ YAZAR

Padişahlık, halifelik kaldırılarak, tekke ve zaviyeler kapatılarak, kadınlara köylerde, belediyelerde seçme seçilme hakkı tanınarak milli egemenlik pekiştirilmişti. İşte milli egemenliği, demokrasiyi pekiştiren yasalardan biri de 26 Kasım 1934 tarihli “Efendi, Bey, Paşa Gibi Lakap ve Unvanların Kaldırılmasına Dair Kanun” idi.

Şükrü Kaya: “Türk inkılâbının en açık (özel) vasfı demokratik olması.”

Hükümet adına Dahiliye (İçişleri) Bakanı Şükrü Kaya’nın sunduğu yasanın gerekçesi demokrasiye dayandırılıyordu. Kaya, “Türk inkılâbının en açık (özel) vasfı demokratik olmasındadır” diyordu.[1] Çünkü “demokrasinin temeli ulusal üyeler arasında ne kanunda, ne teşrifatta [resmi işlemlerde], ne de muamelede hiçbir fark olmamasıdır.”[2]

Bakan Kaya, sunduğu gerekçede lakap ve unvanları Türk tarihinin genel bir değerlendirmesi içinde ele almaktadır. “Türk tarihinin ilk çağlarında milletin fertleri arasında hiç bir fark” olmadığını, Orta Çağ’da ise halkın sınıflara ayrılarak hiyerarşi oluştuğunu, kendisini halktan üstün görenlerin “fuzulî bir takım lâkaplar ve payeler” kullanarak halkı ve hakkı ezdiğini de belirtiyordu. Bu yasa; unvan ve lakapları kaldırarak “Türk inkılâbı ve Cumhuriyeti kanun önünde herkesi müsavi [eşit]” kılıyordu. “Hiçbir ferdin “lâkabına ve payesine güvenerek ve sığınarak hiç kimseden fazla ve üstün hakkı yoktu.”

Şükrü Kaya lâkaplar ve tabirlerin kullanılmasını millet arasında “milletin demokratik asîl ruhunu incitmekte” olduğunu sözlerine ekler.

Ağalığa karşı mücadele

Hükümetin sunduğu yasa önerisinin birinci maddesinde, “Efendi, bey, beyefendi, paşa, hanım, hanımefendi ve hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırıldığı” belirtiliyordu. Milletvekilleri ağa, hacı, hafız, hoca ve molla gibi unvanların da kaldırılmasını istediler. Dahiliye Encümeni sözcüsü Çanakkale Milletvekili M. Şükrü Bey, “Kanunun hedeflediği anlam ve maksat, milletin herhangi bir sınıf farkını gösteren unvanları tamamen yıkmaktır. Dolayısıyla ağa da köylüler arasında az çok bir sınıfı ifade eden bir unvan olması dolayısıyla bunun kaldırılmasını hükümetle beraber Encümen de uygun buluyor” diyerek istekleri onaylar.[3]

Yasanın 1. maddesi en son şu hali alır:

“Ağa, hacı, hafız, hoca, molla, efendi, bey, beyefendi, paşa, hanım, hanımefendi ve hazretleri gibi lakap ve unvanlar kaldırılmıştır. Erkek ve kadın yurttaşlar, kanunun karşısında ve resmi belgelerde yalnız adları ile anılırlar.”

Şükrü Kaya, unvanların günlük dilde kullanılabileceğini ama, resmi yazışmalarda kullanılamayacağını belirtir.

Gelişigüzel askeri rütbe dağıtılması önlendi

Yasanın bir başka önemli maddesi de rütbe ve nişanlara ilişkin 2. madde idi:

“Sivil rütbe ve resmî nişanlar ve madalyalar kaldırılmıştır ve bu nişan ve madalyaların kullanılması yasaktır. Harp madalyaları bundan müstesnadır. Türkler yabancı devlet nişanları da taşıyamazlar.”

Bu maddenin gerekçesi askerlik mesleğinin uzun süren eğitime tâbi olmasına rağmen herhangi bir (çoğunlukla padişah) irade veya kararla nüfuzlu kişilerin askeri rütbelere layık görülmesiydi. Dahası “ulema arasında da ortodoks ve katolik ruhanî teşkilâtından iktibas edilen payeler ve dereceler ihdas edilmişti.”[4]

Türklerin yabancı devletlerin verdikleri nişanları, “demokrasiye bağlılıklarından” takmadıklarını belirten Kaya, 2. maddeyle yabancı devlet nişanlarının taşınmasının menedildiğini ama istenirse bunların bir hatıra olarak kabul edilebileceği, fakat asla taşınamıyacağını vurgulamıştır. Ayrıca “paşa” tabirinin bırakılmasının zarurî görüldüğünü söyleyerek “Çok yüksek bilgi ve büyük fedakârlıklarla kan ve can bahasına kazanılmış mevkiler” olması dolayısıyla livalığın, ferikliğin, müşürlüğün keyfi verilmesinin önüne geçmek için 3. madde şu şekilde kabul edilir: “Askeri rütbelerden adın başına gelmek üzere kara ve havada Müşürlere Mareşal, Birinci Ferik, Ferik ve Livalara General, Denizde Birinci Ferik, Ferik ve Livalara Amiral denilir. Generallerin ve Amirallerin derecelerini gösteren unvanlarla Deniz Müşürleri unvanlarının ve diğer askeri rütbelerin karşılıkları Âli Askeri Şûrası kararı ve İcra Vekilleri Heyetinin tasdiki ile konulur.”

NOT: Yasanın görüşmeleri esnasındaki milletvekillerinin fikirlerini “Şükrü Kaya (Atatürk’ün Bakanı)” kitabımdan inceleyebilirsiniz.

Kaynaklar:

[1] TBMM Zabıt Ceridesi, Devre 4, Cilt 25, sayfa 42.
[2] Aynı yer.
[3] Age, s.41.
[4] Age, s.42.


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!
 
  HIZLI ARA
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
..

Mersin Haberleri, Mersin Son Dakika, Mersin Haber, Haberler, Son Dakika, Mersin, Mersin Siyaset



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
demokratmersin.com © Copyright 2007-2018 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA