11:29  İBRAHIM YALÇıNER’IN FACEBOOK NOTLARı  11:26  İSRAF VE SAVURGANLıK…   12:21  AKDENIZ’DE METRUK BINALARıN YıKıMı SÜRÜYOR  12:15  SABRI TEKLI: İHRACAT RAKAMLARı YÜZÜMÜZÜ GÜLDÜRÜYOR  12:13  BAŞKAN TUNA: BU ŞEHIR BIZIM  12:11  ROTARY KULÜPLERINE ŞAMPIYONLUK SUNUMU  15:28  GİRİT ADASI’NIN DÖRTTE ÜÇÜ TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE AİTTİR !...  14:28  DÜNYACA ÜNLÜ KıRGıZ YAZAR AYTMATOV ANıLıYOR  14:26  RIZE EMNIYET MÜDÜRÜ ŞEHIT OLDU  11:53  ÜRETMEK ZORUNDAYıZ…  11:52  MAVI GEZEGEN HAYKıRıYOR!..  09:28  DINÇER: KDV VE ÖTV INDIRIMINDE SÜRE UZATıMıNA GIDILMELI  09:27  MYD RÜŞTÜ AYDıN’LA DEVAM DEDI  09:25  MEZİTLİ BAYRAMI  09:16  HIÇ AŞıK OLDULAR Mı?  12:36  FEYZİOĞLU: HACI BEKTAŞ VELİ UNUTULMAMALI, UNUTTURULMAMALI  12:06  SAĞLAMÇELIK, ILK SERGISINI MTSO SANAT GALERISI’NDE AÇTı   12:03  FıRAT’ıN DOĞUSU TÜRK-ARAP SAVAŞı’NA DÖNÜŞTÜRÜLÜRKEN   11:06  BAŞKAN TUNA: GAYEMIZ, MERSINIMIZI ILERIYE GÖTÜRMEKTIR   11:02  ŞİFRE ÇÖZÜLDÜ..! 
Hacı Bektaş Veli, Alevilik ve ekonomi

Melih Baş / Aydınlık Gazetesi

25. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri 10-14 Ekim’de Hacıbektaş ilçesinde yapılacaktır. Biz de konuya geçimbilimsel açıdan yaklaşalım.

ÖNCE SORULAR

Alevilik-Bektaşiliğin iktisadî ve ticarî yaşama bakış açısı nedir? Hangi ilkelerden ve nasıl bir yaklaşımdan söz edilebilir? İslamî iktisat (?!) yaklaşımından farklı ilkeler ve bakış açısı var mıdır?

Alevi-Bektaşi inançlarına uygun bir iktisadî ve ticarî yaşamın liberalizmle uyuşan (çakışan) ve çatışan noktalar nelerdir?

Aleviler-Bektaşilerin iktisadî yaşama bakışlarının sınıfsal açısı nedir? Bu bağlamda Alevi ve Bektaşi işadamlarının şirketlerinde nasıl bir uygulama mevcuttur?

Alevi-Bektaşi işçilerin sınıfsal bilinç ve kümelenmeleri ne durumdadır?

Soruları uzatabiliriz. Bu konuda yaptığımız yayın tarama ve kişisel görüşmelerde doyumlayıcı kaynak ve yanıtlar çıkmadı. Kimi saptamalara göre sayıları 25 milyon kişiye dek ulaşabilen bir nüfusun iktisadî açıdan incelenmesi ilgiyi ciddi biçimde hak etmektedir, ya sizce?

ÖRGÜTLENME ETKİNLİKLERİ VE REKABET!

Anadolu Aleviliği 13. yüzyılda yaşayan Hacı Bektaş Veli tarafından sistemli bir hale getirilen inanç ve kültür iklimi olarak tanımlanabilmekte, kentli Alevilere de Bektaşi denilmektedir. Bazen Alevi sözü Bektaşileri de kapsayan bir terim olarak kullanılabilmekte, bazen de Alevi sözü yerine Türkmen sözü yeğlenebilmektedir. Bektaşilerin diğer Alevilerden yöntem farklılıkları olmakla birlikte anlayışta, inançta, düşüncede farklılıkları olmadığı “yol bir, sürek binbir” deyimiyle anlatılmaktadır.

Dernek ve vakıflar üzerinden yoğun nüfuz mücadeleleri ve çekişmeler sözkonusu olmaktadır. Yüzyıllara dayanan Dedebaba-Çelebi rekabeti, 1990’lardan sonra yerini yeni güç odaklarına bırakmıştır.

ALEVİ İŞADAMLARI

Baskılar nedeniyle uzun zaman kendilerini gizleyen Alevi işadamları daha sonra derneklerde toplanmaya başlayageldiler: İzzettin Doğan’ın kurduğu CEM Vakfına yakın işadamlarınca kurulan Cumhuriyetçi Sanayici ve İşadamları Derneği (CUSİAD), Fermani Altun’un kurduğu Ehlibeyt Vakfına yakın işadamlarınca kurulan Demokrat Sanayici ve İşadamları Derneği (DEMSİAD) gibi... Alevi işadamları arasında ünlü inşaatçılar ve turizmciler de var.

DÖRT KAPI KIRK MAKAM VE İKTİSAT

Hacı Bektaş Veli, geliştirdiği dört kapı, kırk makam kavramıyla Aleviliği sistemleştirmiştir. (Kırk makam kavramının Hoca Ahmet Yesevi’nin kurduğu Yesevilik’te de olduğunu anımsatalım. Ayrıca Anadolu’ya gelen Horasan erenlerince kurulan Ahiliğin de Bektaşi tarikatı üzerindeki ciddi etkileri iktisat bağlamında önemli.) Bu dört kapı sırasıyla şeriat, tarikat, marifet, hakikat kapılarıdır. Her kapıda ayrıca 10 makam bulunmaktadır. İşte bu makamlarda iktisata ait ipuçlarını yakalayabiliriz.

Şeriat kapısında;
Altıncı makam: Helal yemek ve giymek,
Dokuzuncu makam: Haksız kazançtan sakınmak.

Tarikat kapısında;
Üçüncü makam: Tutum ve davranışlarda ölçülü olmak,
Beşinci makam: Nefsle savaşmak.

Marifet kapısında;
İkinci makam: Başkalarının hakkını yemek ve adaletsizlik gibi işlerden korkmak,
Üçüncü makam: Tok gönüllü olmak,
Altıncı makam: Cömert olmak.

Hakikat kapısında;
Üçüncü makam: Yiyecek ve içeceğini başkalarıyla paylaşmak;
Dördüncü makam: Nefsi tümüyle yok etmek,
Beşinci makam: Yaratılmışların hiçbirine zarar vermemek.

Özellikle seçtiğimiz makamlardan giderek bir iktisadî felsefenin tanımlanması güç gözükse de olanaklıdır: Eşitlikçi, bölüşümcü, adaletçi, hakkaniyetçi ve tüketimci değil yetinmeci bir iktisadî sistem.

SONSÖZ

Sivas’tan Samsun’a gelin gelmiş babaannem Hayriye Hanım, pek severdi şu türküyü (bu yazıya da uydu sanki): ...Bu yıl bu dağların karı erimez / Eser bad-ı saba yel bozuk bozuk / Türkmen kalkıp yaylasına yürümez / Bozuldu aşiret el (il) bozuk bozuk... (türküyü dinlemek için bkz.: https://www.youtube.com/watch?v=mg-zQFWwcbM)

Okumalık: http://edebiyatbahcesi.net/kose-yazisi/1860/alevilik-ve-sinif-mucadelesi-kultur-ve-ekonomi-politik1


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

    Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış..!
 
  HIZLI ARA
 
 
 
  HAVA DURUMU
 
..

Mersin Haberleri, Mersin Son Dakika, Mersin Haber, Haberler, Son Dakika, Mersin, Mersin Siyaset



 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GİRİŞ SAYFAM YAP SIK KULLANILANLARA EKLE GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
demokratmersin.com © Copyright 2007-2018 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA